Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul’da düzenlenen 42’nci İSEDAK Bakanlar Toplantısı’nın son gününde gerçekleştirilen “Dijital Çağda Değer Odaklı Politikalarla Aile Kurumunun Güçlendirilmesi” başlıklı panelde konuştu.
Dijitalleşmenin aile yapısı, çocukların gelişimi ve mahremiyet üzerindeki etkilerini değerlendiren Göktaş, teknoloji kullanımında ailelerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Çocuğun dünyası artık ekranlarla şekilleniyor”
Dijital dünyanın çocukların yaşamının merkezine yerleştiğini belirten Bakan Göktaş, geçmişte sokaklarda karşılaşılabilecek tehlikelere karşı çocukların uyarıldığını, bugün ise dijital dünyanın evlerin içine kadar girdiğini söyledi.
Teknoloji şirketlerinin kullanıcıları ekran başında daha uzun süre tutmak için yoğun çaba gösterdiğini ifade eden Göktaş, çocukların da bu rekabetin hedefinde olduğunu dile getirdi.
Göktaş, “Algoritmalar çocuklarımızı bizlerden iyi tanıyor ama onları bizim gibi sevmiyor” diyerek dijitalleşmenin aile içi iletişimi de etkilediğine dikkat çekti.
Aynı sofrada oturan aile bireylerinin ekranlar nedeniyle birbirleriyle daha az iletişim kurduğunu belirten Göktaş, çocukların anne ve babalarına soru sormak yerine tablet, ekran ve yapay zekâ araçlarına yöneldiğini söyledi.
“Dijital çağda en etkili güvenlik duvarı güçlü aile”
Aile yapısındaki değişime de değinen Göktaş, hanelerin küçüldüğünü ve evlerde çocuk seslerinin giderek azaldığını ifade etti.
Dijital çağda çocukların korunması için emanet, hikmet ve sorumluluk değerlerinin önemine işaret eden Göktaş, teknolojiyi geliştirenlerin de ürünlerinin çocuklar üzerindeki etkilerinden sorumlu olduğunu belirtti.
Bakan Göktaş, “Dijital çağda en etkili güvenlik duvarı teknoloji değil, bilinçli birey, güçlü aile ve sorumluluk sahibi toplumdur” dedi.

Çocuklar için ortak dijital güvenlik mekanizması önerisi
Türkiye’nin çocukların dijital güvenliğini uluslararası gündeme taşıdığını belirten Göktaş, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara değindi.
İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde aile ve nüfus 10 yılı ilan edildiğini hatırlatan Göktaş, çocukların korunmasına yönelik ortak bir dijital güvenlik mekanizması kurulmasını önerdiklerini açıkladı.
“Algoritmalara yeniden yön verebiliriz”
İslam dünyasının genç ve dinamik nüfusuyla dijital içerik üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bakan Göktaş, yalnızca dijital içerik tüketen değil, içerik üreten ve teknolojiye yön veren bir konuma ulaşılması gerektiğini söyledi.
Göktaş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Algoritmaları şekillendirenler var. Biz de çocuklarımızın, ailelerimizin lehine, kadınların lehine bu algoritmalara tekrar yön verebiliriz.”
Dijital dünyada aileyi merkeze alan ve çocukların güvenliğini esas alan bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Göktaş, bu alanda ülkelerin ortak sorumlulukla hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

